ENGELLİLERİMİZ SU ALTI DÜNYASINI KEŞFETTİLER

Engelli bakımında Türkiye’ye örnek olmaya devam eden İzmir bir ilke daha imza attı. Aile Çalışma ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü koordinatörlüğünde 12 özel ve 1 resmi engelli bakım merkezinde hizmet gören engelliler, özel sertifikalı eğitmenler eşliğinde dalış yaptı ve su altı dünyasını keşfetmenin mutluluğunu yaşadılar. Kumrular Konakları olarak biz de bu etkinliğe katılarak, o mutluluğa ortak olduk.

 

Aile Çalışma ve Sosyal Politikalar İzmir İl Müdürlüğü, İzmir Valiliğinin oluru ile yeni bir proje başlattı. Farklı uygulamaları ile engelli bakımında çığır açan İzmir, bu kez engellileri su altı dünyası ile tanıştırdı.  Seferihisar Akarca plajında faaliyet gösteren Seferihisar Dalış Merkezi ile işbirliği içinde gerçekleşen proje ile İzmir’de hizmet veren 12 özel ve bir resmi engelli bakım merkezinde barınan engelliler, engellilere hizmet verme yetkinliği olan sertifika sahibi dalış eğitmenleri ve eğitmen yardımcıları eşliğinde dalış gerçekleştirdiler.

 

 

Tanıştıkları bu yeni dünya karşısında şaşkınlıklarını gizleyemeyen engelliler, oldukça mutluydu. Projenin ilk olarak dalış yapma yeterliliği olan her merkezden 2’şer hasta ile başlatıldığı bilgisin veren  Aile Çalışma ve Sosyal Politikalar İzmir İl Şube Müdürü Hakan Arı, farklı sosyal etkinliklerle engelli bireylerin özgüvenini geliştirmeye çalıştıklarını söyledi. Arı, projenin detaylarını ise şöyle anlattı:

Seferihisar’daki dalış merkezi bizimle iletişime geçerek, bir sosyal sorumluluk projesine dahil olarak engeli bireylere dalış eğitimi vermek istediklerini söylediler. Çünkü Sualtı Sporları Federasyonu yakın dönemde engellilere dalış eğitimi vermek üzere sertifika programı açmış ve bu kursun eğitmenleri bu özel eğitimi almışlar ve sertifikalarını da almışlar. Bu talepleri doğrultusunda biz de dedik ki, İzmir’de bizim 12 tane özel, bir tane de resmi engelli bakım merkezimiz var. Buralarda kalan engellilerimizden yüzme bilenlerden tespit yapalım dedik. Onlar bu dalışı yapmak için yüzme bilmelerinin de şart olmadığını, tamamen eğitmen ve yardımcıları eşliğinde bu dalışları risksiz bir şekilde gerçekleştirdiklerini anlattılar. ‘Bizim vereceğimiz eğitimi anlayabilecek, hava regülatörünü kullanabilecek, maske olacağı için burnundan hava almaması gerektiğini anlayacak, işte palet kullanabilecek, su altında iletişim için yapacağımız hareketleri anlayabilecek olmaları bizim için yeterlidir’ dediler. Bunun üzerine biz de bakım merkezlerinin sorumlu müdürleri ile birlikte geçen hafta içinde dalış merkezini bir ziyaret ettik. Dalış merkezi sahiplerinden net olarak ne istediklerini, ne tür bireylere hizmet verebileceklerini anlatmalarını, teorik eğitim nasıl olacak, pratik eğitim nasıl olacak, uygulama nasıl olacak, bunları sorduk. Bu konularda bize brifing verdiler. Bakım merkezlerimizin sorumlu müdürleri ile birlikte bizim bu projeye dahil edebileceğimiz engellilerimizi belirledik. İlk etapta her bakım merkezinden 2’şer engelli ile projeye başlayalım istedik. Projemiz dün başladı ve toplam 4 bakım merkezimizden 8 engellimiz dün tanıtım dalışlarını gerçekleştirdiler. Bu anlamdaki dalışlar ikiye ayrılıyor; tanıtım dalışı maksimum 5 metre derinliği olan yerlerde eğitmen ve eğitmen yardımcısı eşliğinde yapılıyor. Bu tanıtım dalışından sonra kişi uygun görülürse daha açık alanlarda profesyonel dalış yapılıyor. O yüzden bizim şu anda yaptığımız aslında tanıtım dalışı oluyor.

Su altında maksimum 5 metre derinlikte, dalış yapan engelli bireyimiz kendini rahat hissettiği sürece maksimum 1,5 saat olmak üzere dalış devam ediyor. Engelli birey bir şekilde kendini rahat hissetmezse de dalış eğitmenler gözetiminde sonlandırılıyor. Bu program bugün de devam edecek.”

ÇOK MUTLU OLDULAR

Dalış yapan engellilerin duygularını da ifade eden Şube Müdürü Hakan Arı, “Çok mutlulardı, suyun altında başka bir dünya ile tanışmışlar, bu onlara çok keyifli geliyordu. Adalarda büyümüş, boğazda yüzmüş bir engellimiz var. Mesela o yeniden dalış yapabildiği için harika hissediyordu ve espri yaparak ‘tüp bitmezse Samos’a kadar yüzebilirim’ dedi. Onların mutluluğu karşısında tabi bizler ve engelli merkezlerinin sorumluları da mutlu oluyorlar. Türkiye’de ilk kez böyle bir proje İzmir Valiliği oluru Aile Çalışma ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğümüzün, koordinatörlüğünde gerçekleşmiş oldu. Bundan da gurur duyduk” diye konuştu.

Arı, bu dalışlarda başarılı olan engellilerle dalış programına devam edeceklerinin de müjdesini vererek, “Bu iş uluslararası organizasyona kadar da gidebilir, farklı ülkelerdeki engelli bireyleri bir dalış organizasyonunda buluşturmayı dahi düşünüyoruz” dedi.

AMAÇ ÖZSAYGILARINI YÜKSELTMEK

Bu tür sosyal etkinliklerden ne amaçladıklarını ise Arı şöyle anlattı: “Temel amaç, engellinin bir bakım merkezinde barınmasını ve yedirilip içirilmesini, asgari hayat koşullarını yerine getirmesini sağlamak değil. Bir birey olduğunun farkına varmasını istiyoruz. Benlik saygısını biraz yükseltmek, sosyalleşmesini, spor yamasını hedefliyoruz. Ama spor yaptırırken de işte farklı merkezlerdeki engellilerle bir araya getirerek, kendi yaşadıkları yaşamı başkalarının ki ile bütünleştirip, bu dünyayı sadece kendilerinin yaşamadığını, başkalarının da aynı koşullarla yaşadığını görüp, ‘bak benim gibi hisseden başka birileri daha var’ duygusunu yaşatmak ve benlik duygusunu geliştirmek istiyoruz. Engelli olduğu için bir yere kapatmak ve hayattan geriye çekmek yerine biraz daha gerçekten hayatın içerisine çekmeyi amaçlıyoruz. Engelli birey bu etkinliklere katıldığında ‘normal bir bireyin bile yapamadığı işleri bakın ben yapabiliyorum’ duygusunu yaşıyor. Temel felsefemiz budur. Bunun yanı sıra da bize engelliler alanında hizmet veren engelli bakım merkezlerinin sahip ve çalışanlarına bu işin sadece barınma ve beslenmeden ibaret olmadığını, hayata katılım, spora katılım, sosyal benlik, benlik saygısı gibi alanlarda bu insanları geliştirmek gibi sorumluluklarının da bulunduğunu hatırlatmak istiyoruz.”

DART DA OYNADILAR BOCCE DE

Hakan Arı, daha önce de farklı etkinlikler düzenlediklerini hatırlatarak, “Biz İzmir’de dart turnuvası düzenledik. Bakım merkezlerinin şöyle bir çekincesi vardı, dartların sivri uçları var, ya bir birlerine zarar verirlerse… Dedik denemeden bilemezsin. Yaptık ve çok keyifli bir turnuva yaşadık. Sonra dedik ki bocce oynayalım. Bir turnuva düzenledik, çok mutlu oldular, çok keyif aldılar. Büyük bir piknik organizasyonu düzenledik, 140’tan fazla engelli ile deniz keyif yaptık. Hatta bakım merkezlerimiz çok iyi sonuç aldıkları için bir daha talepte bulundular, şimdi pikniğimizin ikincisini yapacağız” dedi.

İZMİR FARKINI GÖSTERİYOR

İzmir’de beş yıldızlı eski bir tatil köyünü engelli bakım merkezine çevirerek, bir ilke imza atan Kumrular Konakları Engelli Bakım Merkezinin Kurucusu Oya Akgün de Aile Çalışma ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne teşekkür ederek, “Biz kendi merkezimizde Türkiye’nin en ileri engelli bakım hizmetini sunmaya çalışıyoruz. Bu anlamda İzmir Valiliğimizin, Aile Çalışma ve Sosyal Politikalar İl Müdürümüzün, müdürlük yetkililerimizin vizyonu, yenilikçi yaklaşımları bizi hem cesaretlendiriyor hem de motive ediyor. Engellilere dalış deneyimi yaşatmaları müthiş bir duygu yaşattı. Engellilerimizin mutluluğunu paylaşmak bile bizim için çok keyifliydi”  diye konuştu.